Serhat Sağlam
YALAN İŞARETİ

İnsanların yalan söylediğini nasıl anlarsınız

Arkadaşlarınla Paylaş!

İstanbul Teknik Üniversitesi’nde okurken, hazırlık ve 1. sınıfta Beşiktaş Apdi İpekçi yurdunda kalıyordum. Bu yurtta yaşadığım süreç içerisinde onlarca farklı ülkenin insanı ile tanıştım. Tunus, Maldiv Adaları, Özbekistan, Tacikistan, Rusya, Kamboçya, Azerbaycan, Kosova, Tunus, Gana, Fas Cezayir, Türkmenistan, İran, Kırgızistan, Doğu Türkistan, Moğolistan ve bir çok ülke daha.

Her yeni insan ile tanıştıktan sonra yaptığım şey onların kültürünü araştırmaktı. A ve B bloğunu birbirine bağlayan çalışma salonlarının ortasındaki katta bir internet kafe vardı. Girerdim arama motorlarına neleri seviyorlar, kültürleri nelerdir, tarihleri, dinleri… Her şeyi araştırırdım. İnternet ile yetinmez bir de İTÜ YDY’de bulunan kütüphaneyi ziyaret ederdim.

Hepsinden söz aldım

Hangi ülke, hangi ırk ya da hangi düşünce olursa olsun iyi anlaşırdım. Misafir olarak gelmişlerdi ülkemize. Dilimizi kimisi çok iyi öğrenmiş kimisi de çat pat konuşurdu. Nedense kendime bir görev edinmiştim. Yurdumuzda ne olursa olsun kimse onlara ırkçılık yapamazdı. Yurdun reisi, cemaat abisi, kominist başkanı vardı. Hepsi birbiri ile iyi anlaşırdı. Ben de onlar ile.

Ne olursa olsun hiç kimse kimsenin etlisine sütlüsüne karışmazdı. Ani bir dalgalanma yaşandığında da nedense devreye girerdim. Şu anda Maldiv Adaları’nda ben aslen Niğdeliyim diyen, Tunus’ta Niğdeliler ile iddiaya girilmez diye beni anlatan, Kosova’da kurtuluş anımızı bir Niğdeli ile kutladımı anlatan, Kamboçya’da adımı Latin alfabesi ile yazabilen kardeşlerim var. Onlar da aynı şekilde beni kardeşleri olarak görmekteler.

Hepsinden söz aldım zamanında. Ülkelerine gittiğimde kendi ülkemde yaşıyormuş gibisine yaşatılacağıma.

İNSANLIK

Tek yaptığım şey ise bir ortak nokta bulmaktı.

İNSANLIK… İnsan oldum onlara. Onlarda bana insanca yaklaştılar. Bu kadar basitti. İnsan olduğumuzu birbirimize hatırlatabilmiştik.

Ortak noktayı bulmam ise oldukça kolay oldu. Şarkılarını dinledim kimi zaman. Kimi zamanda aşağıda paylaştığım şarkının sözlerini ezberledim. Bazen atasözlerini. Tüm bunları yaparken de kendi kültürümü, tarihimizi, geçmişimizi, yazarlarımızı, bayrağımızı, dinimizi anlattım onlara. Yazdım. Onların yazmasını istedim. Onlara okuttum. Onlar bana okudu. Kitaplarımızı. Kitaplarını.

Az Panjara Dary Nigah

Kimse size yalan söyleyemez

İşte o zamanlarda çok sevdiğim Emrah Abi (soy adını unuttum ama uzun saçlı, arkasında ipleri omzundan sarkan yeşil çantası olan abi) bir kitap verdi bana.

“David J. Lieberman Kimse Size Yalan Söylemez.”

Kısa özet: Gözler, sözler, eller, nefes, yüz ve mimikler sizi doğruya ulaştırır.

Kitabı elime aldığımda ön yargılı davrandım ona. Yalan mı söylediğimi düşünüyorsun abi diye kendimce atarlandım. Cevabını ömrüm boyunca unutmayacağım. Ben senin bana yalan söylemediğini biliyorum ama sana yalan söyleyenleri de tanımanı istiyorum.

İnsanların size yalan söyleyip söylemediğini anlamak için kendinizi eğitmeniz çok önemli. Kitapları da vardır yukarıda paylaştığım yazarın olduğu gibi. Eğitimleri de. Kimi zaman ise tecrübeleriniz devreye girer.

Ama ne olursa olsun önem sırası okumak, yaşamak, eğitilmek ve tecrübelerdir.

Bir insanın nasıl yalan söyleyip söylemediğini anlamanızı ben size öğretebilirim. Ama benim doğrularım ile sizin yaşamış olduğunuz kültürdeki doğruluklar farklı olabilir. Bu sebeple önce kendi kendinizi eğitmeye başlayın. En azından bir yerlerden.

Kıraç Yalan

Kıraç – Yalan

Konu ile hiç alakası olmadığını biliyorum ama isim benzerliği olan sevdiğim bir şarkıyı sizlerle paylaşmak istedim makalemi bitirirken.

Bonus

Yalancının mumu yatsıya kadar yanar.

Serhat Sağlam

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (20 votes, average: 5,00 out of 5)
Loading...

3 yorum